Çanakkale Cephesi Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’nda savaştığı 5 ana cepheden bir tanesidir. İstanbul’u işgal etmek ve Rusya’ya yardım götürmek isteyen İngilizler tarafından açılan cephede, başkent İstanbul’u müdafaa etmek için Osmanlı ordusu her şeyini feda etmiş ve zafer kazanmıştır. Çanakkale Cephesi’nde savaşan birçok asker günlük ve hatıratlar yazmış olmakla birlikte bu eserlerden birisi de Hasan Cevdet Bey’in Kıyamet Koptuğunda isimli günlüğüdür.

Kitabı Hasan Cevdet Bey’in torunu yayına hazırlamış. Akademisyen Mutlu Karakaya’nın annesinden aldığı ve dedesinin günlükleri olduğu anlaşılan bu eser Çanakkale ve Doğu cephelerinde Hasan Cevdet Bey’in aldığı notlardan oluşuyor. Osmanlı Türkçesi ile yazılmış bu notlar Mutlu Karakaya tarafından Latinize edilerek kitap haline getirilmiş.

Hasan Cevdet Bey küçük yaşta ailesiz kalınca o dönemde yapılacak en iyi şeyi yapmış ve askeri okula giderek başarılı bir şekilde mezun olmuş. Çanakkale Cephesi’ne üsteğmen olarak katılarak madalya dahi alarak yüzbaşılığa yükselmiş. Ardından Doğu Cephesi’ne giderek Bitlis’te Ruslarla savaşmış.

Sanki askeri makamlara raporlar hazırlamak amacıyla cephede iken günlük tutmuş. Çünkü kitaptan görüldüğü üzere sadece askeri makamların dikkatini celp edecek detayları yazmış. Hangi gün cephede neler oldu, topçu ateşleri, piyade taarruzları, düşmanın daha önce görülmemiş silahları, farklı cephelerden gelen haberler vs. hep savaşa dair bilgiler yazılmış.

Askeri makamlarca istifade edilemeyecek birçok mevzuya ise günlükte rastlayamıyoruz. Örneğin siperlerdeki askerlerin duygu durumları, düşünceleri, aileleriyle iletişimleri, askerlerin kendi aralarındaki motivasyon kaynakları, sohbet-muhabbetleri gibi konularda bir-iki vaka ya var ya yok.

Bu manada kitabın geneli “detay”dan yoksun. Yine de savaşın acımasızlığını, medenileştiklerini iddia eden Batı’nın nasıl vahşi olduklarını kitapta görebilmek mümkün. Öyle ki topçuların karşılıklı atışmaları, piyadelerin süngü savaşında çarpışmaları artık bir rutin haline geliyor. Normal şartlar altında dehşete düşeceğimiz hadiseler “bugün sıradışı bir olay olmadı” noktasına gelebiliyor.

Keşke Hasan Cevdet Bey raporlamanın ötesinde bir günlük tutsaydı da o günlerde atalarımızın savaş şartlarında neler yaşadıklarını ilk elden okuyabilseydik. Birinci Dünya Savaşı’nın üzerinden bir yüzyıl geçti ve o günler çok uzaklardaymışçasına hayatlarımızı sürdürüyoruz. Halbuki yanıbaşımızda Ukrayna’nın işgal edildiği şu günlerde, 3. Dünya Savaşı konuşuluyorken “savaş” soğuk nefesini adeta ensemize üflüyor.

Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu da hesaba katınca geçmişimizi daha çok okumamızın gelecekte bize nasıl yol göstereceği malum oluyor. Hasan Cevdet Bey başta olmak üzere hem Balkan Savaşları’nda hem Dünya Savaşı’nda hem de Kurtuluş Savaşı’nda vatanımızı savunurken şehit düşen bütün dedelerimize rahmet olsun. Biz de inşallah onlara layık nesiller olur ve gerekirse onlar gibi vatanımızı son damlamıza kadar savunuruz…


Hasan Cevdet Bey - Kıyamet Koptuğunda

KIYAMET KOPTUĞUNDA – HASAN CEVDET BEY’İN ÇANAKKALE VE DOĞU CEPHESİ GÜNLÜĞÜ

Yazar: Hasan Cevdet Bey

Yayınevi: Yeditepe Yayınevi

Web Sitesi: yeditepeyayinevi.com

ARKA KAPAK METNİ

Çanakkale Muharebeleri’ne otuz yaşında üsteğmen rütbesiyle katılıp yüzbaşı rütbesiyle çıkan ve ara vermeden Doğu cephesine giden Hasan Cevdet Bey’in tutmuş olduğu günlük, 1915-1917 tarihleri arasında iki cepheye dair çok önemli bilgiler sunmaktadır.

Hasan Cevdet Bey’in tayin olunduğu 5. Tümen’e bağlı 14. Alay, Çanakkale Cephesi’nde Arıburnu ve Conkbayırı mıntıkalarında en yoğun muharebelerin, en kritik anların yaşandığı siperlerde ateş hattında bulunmuştur. Ama maalesef 14. Alay muharebelerdeki kahramanlık ve fedakârlığına rağmen adı pek duyulmayan ve bilinmeyen alaylardan birisidir.

Hasan Cevdet Bey, günlüğünün Çanakkale cephesi bölümünde; muharebelere, düşmana, kullanılan silahlara, askerin cephe arkasındaki gündelik hayatına dair ayrıntılı ve çarpıcı bilgiler vermektedir.

Hasan Cevdet Bey, günlüğünde sadece cephede yaşadıklarını değil; savaşın askerler üzerinde oluşturduğu psikolojiyi, barış ümitlerini, “kemik kavgası” diye adlandırdığı “medeni!” Avrupa devletlerinin menfaat kapışması gibi konulardaki fikir ve görüşlerine de yer vermektedir.

Yazar Hakkında

Muhammed Murat Tutar

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum. Üsküdar Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğünde Sistem ve Ağ Yönetimi biriminde çalışıyorum. Uluslararası Genç Derneği üyesiyim. GENÇ Dergisi ve OKUR Dergisi'nde yazarlık yapıyorum.

Tüm yazıları göster