“Hayatımız, bizi bir araya getiren ya da ayıran dış olaylardan daha derin bir akışa sahiptir; hayatın derin büyüsü sadece duygulara ulaşabilir, biz onu yönettiğimize inansak da duyulara ya da kadere hükmedemeyiz.” diyor Hayatın Mucizeleri kitabı hakkında Stefan Zweig.

Hayat, en başta bizi Yaratan’ın sıfatlarından birisi. Kainattaki var olan her şeye kendi sıfatından bir parçayı bahşetmiş. Büyük bir patlamanın ardından uzun bir yoğrulma süreciyle maddeler yıldızlara hayat vermiş. Yıldızlar etrafına maddeleri toplayarak gezegenlerine hayat vermiş. Bazı gezegenler uydularına hayat vermiş. Gezegenler arasında bildiğimiz kadarıyla şimdilik Dünya’da canlılar hayat bulmuş. Tüm bunların hepsi Samanyolu’nda durmaksızın dönüp duruyor, sürükleniyor. Hayatımız koca kainatın küçücük bir galaksisinde akıp gidiyor…

Her hayatın bir mucize olduğunu söylemeye gerek bile yok. Biraz tefekkür edebilen için her an mucizelerle dolu zaten…

Stefan Zweig bu hikayesinde Anvers’te karşılaşan bir Yahudi kızla Hristiyan ressamın dostluğunu anlatıyor. Esther ismindeki genç kız çocukken şiddet olaylarının yaşandığı bir dönemde bir şekilde kurtarılmış ve hikayede yaşlı ressamın bir Meryem Ana tablosuna modellik ederken başlarından geçenler anlatılır. Ancak hikaye oldukça hüzünlü bir sonla bitiyor.

Kısa ancak etkileyici bir hikaye olan Hayatın Mucizeleri’nde birçok psikolojik çözümlemeyi satır aralarında görmek mümkün.

“Acaba hâlâ kendime sanatçı diyebilir miyim, yoksa tüm hayatım boyunca taşları yan yana dizen bir amele gibi renkleri güçlükle bir araya getiren iyi bir zanaatkar mıyım sadece?”


Stefan Zweig - Hayatın Mucizeleri

HAYATIN MUCİZELERİ

Yazar: Stefan Zweig

Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Web Sitesi: iskultur.com.tr

ARKA KAPAK METNİ

Zweig’ın 23 yaşındayken yayımladığı Hayatın Mucizeleri, daha o zamandan tarihe duyduğu ilgiyi gözler önüne serer. 16. Yüzyılda Anvers’de geçen ve yolları tesadüfen kesişen Yahudi bir genç kızla yaşlı bir Hıristiyan ressam arasındaki dostluğu anlatan öykünün arka planında Hollanda’nın İspanyol yönetimine karşı isyanı vardır. Çocukken Hıristiyanların şiddet eylemlerine hedef olan ve iyi yürekli bir asker tarafından kurtarılan Esther adlı Yahudi kız, bir Katolik kilisesine asılacak dini bir tabloya modellik eder. Hayatın ve dinin anlamı, sanat ve sanatçının yaratma edimi gibi temalara eşlik eden “beklenmedik karşılaşma” motifi ve Anvers’in tarihsel detaylarla betimlenen atmosferi, Zweig’ın sonraki yapıtlarının habercisidir.

Yazar Hakkında

Muhammed Murat Tutar

İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunuyum. İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde Mühendislik Yönetimi bölümünde tezli yüksek lisans yapıyorum. Üsküdar Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğünde Sistem ve Ağ Yönetimi biriminde çalışıyorum. Uluslararası Genç Derneği üyesiyim. GENÇ Dergisi ve OKUR Dergisi'nde yazarlık yapıyorum.

Tüm Yazıları Göster