Erteleme Sanatı kitabını görüp de “Aaa aynı ben” dememek mümkün değil. Maalesef her gün sürekli olarak bir şeyleri erteliyoruz. Sonra yaparım diye diye yapmak istediğimiz ama yapamadığımız o kadar çok şey var ki…

Bu kitabı okuyana kadar ertelemenin bir sanat olduğunu hiç düşünmemiştim. Fakat fark ettim ki ben usta bir erteleyici olmuşum da haberim yok. Nihayet bir sanat dalında ustayım diyebiliyorum.

John Perry Erteleme Sanatı kitabında meseleyi eğlenceli bir şekilde ele almış. Hem sorunları tespit etmiş hem de çözüm önerilerini sıralamış. Kitap Mark Twain’den bir alıntı cümleyle başlıyor: “Bugünün işini yarına bırakma, mümkünse ertesi güne bırak.”

Devamında yazar Sistematik Erteleme (Structured Procrastination) adındaki bir makalesinden bahsederek konuya giriş yapıyor. İlginç bir şekilde yazarın bahsettiği sistematik erteleme birçoğumuzun hayatında uyguladığı bir yöntem. Yazar diyor ki: “Aylardır bu makaleyi yazmaya niyet ediyorum. Peki neden nihayet yazıyorum? Acaba nihayet boş vakit bulduğum için mi? Hayır. Ödevlere not vermem, kitap sipariş formlarını doldurmam, Ulusal Bilim Vakfı’na sunulacak bir makale için hakemlik yapmam ve tez taslaklarını okumam gerekiyor. Bütün bunları yapmamak için de bu makale üzerine çalışıyorum. Sistematik erteleme dediğim şeyin özü burada yatıyor.”

Yani ortada yorucu ve meşakkatli işler söz konusu olduğunda çoğu insan sistematik erteleme yolunu seçerek kolay ve angarya işlere meylediyorlar. Bunu düzenli hale getirmek de sistematik ertelemeye yol açıyor. Bu durum uzun süre devam ettirince de erteleme sanatının ustası oluyoruz.

Gerçekten de durup baktığımızda hepimiz hayatımıza bunun yansımalarını görebiliriz. Mühim ve zor işlerimizi sürekli erteleyerek nispeten daha eğlenceli işleri yaparız ve küçük işlerin çokluğu büyük işlerimizi ötelemek için yeterli tatmini sağlarlar. Günün sonunda asıl işimizi erteleriz ama önemsiz onlarca işi halletmenin verdiği keyfi yaşarız.

Bu durumu yoğun sınav dönemlerinde öğrenciyken bizzat tecrübe ettim çok defa. Sınava çalışmam gerektiği durumlarda genelde kitaplığımı düzenlemeye ve güzelce tozlarını alıp, tek tek inceleyip, raflardan çıkarıp yeniden dizmeye kalkışırdım. Sonuçta yine bir şeylerle meşgul olup boş durmuyordum ama mümkün olduğunca ders çalışmayı erteliyordum. Hangimiz böyle değildik/değiliz ki?

Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi eğer sürekli bir şeyleri erteliyorsanız, önemli işler bir kenarda dururken sürekli başka şeyler icat ediyorsanız bu kitap birçok açıdan faydalı olabilir. Tabii kitabı okumayı sonraya ertelemek, okuduktan sonra kitaptaki önerileri de ileri bir tarihe ertelemek en doğal hakkınız.


John Perry - Erteleme Sanatı

ERTELEME SANATI

Yazar: John Perry

Yayınevi: Sel Yayıncılık

Web Sitesi: selyayincilik.com

ARKA KAPAK METNİ

İyi haber: Artık her şeyi ertelediğiniz için kendinizi kötü hissetmek zorunda değilsiniz. Dünyada ertelemeyi bir yaşam biçimi haline getirmiş sizin gibi çok insan var ve bu insanlar aslında pek çok şeyin altından kalkıp gayet de başarılı olabiliyorlar. 

John Perry de parlak ve esprili bir üslupla yazılmış bu kitapta, ertelemenin bir kusur değil, aksine faydalı bir şey olduğunu, hatta bir “sanata” dönüşebileceğini gösteriyor. 

Siz de teslim tarihleriyle arası iyi olmayan, hemen işe koyulmak yerine kaytarmayı seçen, faturaları ödemek yerine internette gezinen veya önemli işler dururken sürekli başka şeyler icat eden biriyseniz, bu kitap hayatınızı değiştirebilir.

Burada önerilenleri yapmayı ertelemek ise elbette en doğal hakkınız…

Yazar Hakkında

Muhammed Murat Tutar

İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunuyum. İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde Mühendislik Yönetimi bölümünde tezli yüksek lisans yapıyorum. Üsküdar Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğünde Sistem ve Ağ Yönetimi biriminde çalışıyorum. Uluslararası Genç Derneği üyesiyim. GENÇ Dergisi ve OKUR Dergisi'nde yazarlık yapıyorum.

Tüm Yazıları Göster