Bazı kitaplar okunurken hem güldürür hem ağlatırlar. Hem derin düşüncelere daldırır hem de iç ferahlatırlar. Hiç beklenmeyen duyguları tattıran kitaplar da vardır. Okuyucuda büyük bir şaşkınlık yaratırlar. Benim Küçük Dostlarım kitabı işte tam da böyle bir kitap. Bir bakıyorsunuz içiniz neşe dolmuş, bir bakıyorsunuz gözünüzden yaşlar akıyor. Bazı satırlarda içiniz daralıyor, korkuyorsunuz, yeri geliyor huzur dolu bir ferahlığa bürünüyorsunuz. Birbirinden farklı bunca duyguyu tek bir kitap nasıl yaşatabiliyor?

El-Cevap: Halide Nusret’in öyle muazzam bir kalemi var ki, etkilenmemek elde değil. Çok sade, duru bir dil kullanmasına rağmen hatıralarını anlatırken adeta anlattıkları o an yaşanıyormuş gibi hissettiriyor. Olaylar çok net, üslup tertemiz. Sonuç olarak da Halide Nusret anlattığı şeyleri yaşadığında ne hissettiyse, okuyucuya da aynı şeyleri hissettirebiliyor.

İstanbul’da doğmuş, Meşrutiyet döneminde Kerkük’te ailesi ile birlikte yaşamış, Kerkük’te özel hocalardan Arapça, Farsça ve Türkçe dersleri almış olan Halide Nusret Dünya Savaşı’yla beraber İstanbul’a dönerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde okumuş. Özel olarak da İngilizce öğrenmiş.

1924-1957 yılları arasında ülkemizin çeşitli okullarında öğretmenlik yapmış. Ancak öğretmenlik mesleğinin yanı sıra çeşitli derneklerde aktif faaliyetlerde bulunmuş, hatta kimilerinin kurucusu olmuş. “Ümmü’l Muharrirât” ünvanına dahi layık görülmüş, zira 15 yaşından itibaren şiir, roman, hatırat, deneme, inceleme, sohbet, fıkra ve hikaye türlerinde çok çeşitli eserler vermiş.

Benim Küçük Dostlarım kitabı ise Halide Nusret’in öğretmenlik yaptığı süreçte öğrencilerine dair hatıralarından oluşuyor. Kitapta ne bulacağımızı kendisi önsözde şöyle ifade ediyor:

Birkaç kırık dökük çizgi, bir avuç gölge… Boyaların parıltılı dilinden yoksun, kara kalem bir çocuk portresi, bir küçük insan kişiliği! Ve çok defa bu kişiyi benim hafızamın köklerine altın çivilerle perçinlemiş olan bir küçük olay.

İşte kitabımda bunları bulacaksınız…

Basit şeyler ama, içlerinde hoşunuza gidenler, gözlerinize bir damla yaş, dudaklarınıza bir küçük gülümseme getirenler, hatta başınızın karanlık bir köşeciğine titrek bir mum alevi uzatanlar olacak sanıyorum. Şüphesiz bir meşale, kuvvetli bir elektrik lambası değil, ancak bir mum alevi… Fakat ne de olsa bir ışık.

Halide Nusret Zorlutuna, Benim Küçük Dostlarım, Sayfa 11

Halide Nusret’in öğrencileriyle olan hatıralarını okurken dönemin şartlarının ne kadar zor olduğu, buna rağmen okuma-yazma öğrenmek uğruna küçücük yavruların nice sıkıntılara nasıl sabrettiği neredeyse her sayfada görülebiliyor, hissedilebiliyor. Zaten Halide Nusret’in bahsettiği öğrencileri de ilerleyen yıllarda doktor, mühendis, avukat vs. olarak çok iyi yerlere gelmişler.

Kitapta ilginç bir detay dikkatimi çekti. Halide Nusret öğrenciler sınıfta dersleriyle ilgilenirken kendi kendine kurguladığı bir oyundan bahsediyor. Her öğrencisini zihninde gelecekte bir meslek sahibi yapıp hayaller kurarmış. Mesela hitabeti iyi olan bir öğrencisini düşünürken onun gelecekte çok iyi bir siyasetçi olacağını hayal edermiş.

Kitabı okurken bir yandan da kendi öğretmenlerimi anımsadım. İlkokuldaki sınıf öğretmenim, tıpkı Halide Nusret’in öğrencileriyle ilgilendiği gibi bizimle özel olarak tam 5 sene ilgilenmişti. Hiç unutmam, muz o zamanlar durumu iyi olanların alabildiği ve yiyebildiği bir meyveydi. Ben çocukken elma, portakal vb. meyveleri çok yerdim ama muz alabildiğimiz zamanlar pek nadirdi. Sınıf öğretmenimiz durumumuzu bildiğinden mütevellit beni ve benzer durumdaki bir arkadaşımı yanına çağırır, kimseye göstermeden gizlice bize muz verirdi yiyelim diye. Öğretmenimizin tek arzusu güzelce yetişmemiz, vatana hayırlı insanlar olmamızdı.

Benim Küçük Dostların kitabı herkesin bir solukta okuyabileceği, ama özellikle öğretmenlik mesleğini icra edenlerin muhakkak okuması gereken bir kitap. Vatan, millet aşkıyla “insan” yetiştirmek uğruna ömrünü feda eden tüm öğretmenlerimizden Allah razı olsun.


Halide Nusret Zorlutuna - Benim Küçük Dostlarım

BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM

Yazar: Halide Nusret Zorlutuna

Yayınevi: Timaş Yayınları

Web Sitesi: timas.com.tr

ARKA KAPAK METNİ

Her çocuk, bence zevkle okunmaya değer meraklı bir kitap; karşısında uzun uzun, hayran hayran düşünülecek bir bilinmeyenler âlemidir.

Yirmi bir yıldan beri bu kitapları yaprak yaprak, satır satır okumaya ve anlamaya çalışıyorum.

Fakat hâlâ “Çocuk” adlı kitapta anlayamadığım, sökemediğim cümlelere rastladığım olur.

Bu itirafımdan sonra, okuyucularım bu eserde, tecrübelerin belki haklı; fakat herhâlde soğuk ve tatsız gururunu elbette aramayacaklardır.

Hayır, sevgili okurlarım, elinizdeki kitap, ağırbaşlı, psikolojik bir eser olmak iddiasında değildir.

Buna bir “hikâye kitabı” da denilemez. Çünkü içinde bir damlacık hayal bulamayacaksınız.

Ben bu kitapta, sadece gördüklerimi ve duyduklarımı -işittiklerimi değil, hissettiklerimi- sunuyorum. O kadar çok sevdiğim “Küçük Dostlarım”ı, daha doğrusu binlerce küçük dostumdan, rastgele birkaçını okurlarıma da tanıtmak istedim.

Yazar Hakkında

Muhammed Murat Tutar

İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunuyum. İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde Mühendislik Yönetimi bölümünde tezli yüksek lisans yapıyorum. Üsküdar Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğünde Sistem ve Ağ Yönetimi biriminde çalışıyorum. Uluslararası Genç Derneği üyesiyim. GENÇ Dergisi ve OKUR Dergisi'nde yazarlık yapıyorum.

Tüm yazıları göster