Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi’nin hatıralarını okumaya devam ediyorum. Hocaefendi hakkında ilk kitaba dair yazdıklarımda bazı detayları belirtmiştim. Bu detaylar ve ilk ciltle alakalı aldığım notları şuradan okuyabilirsiniz: İLK CİLT

İkinci cilt notlarımı şurada bulabilirsiniz: İKİNCİ CİLT

Üçüncü cilt notlarımı şurada bulabilirsiniz: ÜÇÜNCÜ CİLT

Dördüncü cilt notlarımı şurada bulabilirsiniz: DÖRDÜNCÜ CİLT

Beşinci ciltte Hocaefendi’nin çok az hatırası bulunuyor. Bunun yerine Ali Ulvi Kurucu’nun şiirlerine, fikirlerine yer verilmiş. Son bölümde de mektuplar paylaşılmış.

Normalde beşinci ve son ciltte bir de fotoğraflara yer verilecekti. Dördüncü cildin önsözünde fotoğrafların son ciltte yer alacağı sözü verildiyse de maalesef fotoğraflara yer ayrılamamış. Ertuğrul Düzdağ hocanın temennisi belki fotoğraflardan müteşekkil bir cilt daha yapılabilir şeklinde, ama böyle bir çalışmaya yakın zamanda ihtimal vermiyorum.

Beşinci ciltte bir de muazzam faydalı bir çalışma yapılmış: Dizin. Cildin sonunda koca bir dizin var. Tüm beş cilt boyunca aradığınız anahtar kelimenin geçtiği her cilt ve sayfa sayısı bu dizinde belirtilmiş. Araştırmacılar için harika bir kolaylık olmuş.

Beşinci kitapta Muhammed İkbal, Doktor Muhammed Nasır, Şıh Ahmed Farisi, Şıh İbrahim Hoteni, Seyyid Kasım Endicani, Şıh Arabi, Seyyid Ahmed Hıyari başlıkları altında hem bu mübarek zâtlardan bahsediliyor, hem de Ali Ulvi Kurucu Hoca’nın bizzat yaşadığı veya anlatılanlardan duyduğu hatıralar naklediliyor. Devamında ise Ali Ulvi Kurucu Hocaefendi’nin çeşitli mevzularda düşünce yazıları bulunuyor. Benim Şiir Dünyam kısmında ise şiire ve şairlere dair düşünceleri yer alıyor. Ardından hocaefendinin şiirleri ilk defa tam olarak yayınlanıyor. Hocaefendinin rubaileri ve güfteleri de mevcutmuş, bunları da ilk defa beşinci ciltte okuyoruz. Arada Muallim Mahmud Cevdet Bey’in şiirlerine de yer verilmiş. Kitap son olarak Mektuplar bölümüyle sona eriyor. Tabii en sonda da tüm ciltleri içeren dizin bulunuyor.

Beşinci kitaba dair aldığım notları aşağıda paylaşıyorum.

İstifadeli olması duasıyla…

Ali Ulvi Kurucu – Hatıralar 5 – Notlar

  • “Hacca umreye giden kimseleri severim, imrenirim… Çünkü kişi sevdiğini hanesine davet eder, derler. Bunlar sevilmişler ki, Allahu Teala sevmiş Kabe’sine çağırmış; Resul-i Kibriya sevmiş Ravza’sına çağırmış. .. Allah ve Resulu tarafından sevilmiş kimseler bunlar.” – Muhammed İkbal
  • “Aziz dostum! Bundan evvelki görüşmelerimizde zat-ı alinize anlatmıştım ki, ben Lozan Muahedesi’ni çok iyi bilen bir diplomatım. O muahedenin hedef-i aslisine göre Müslüman-Türk bugünleri görmeyecekti. Çünkü Türkiye’nin başını yemek için İngiliz Murahhas Hey’eti Reisi Lord Curzon’un başkanlığındaki kuzgunlar, Türkiye’nin Hristiyan olması gerektiğini teklif ediyorlar ve Türk hey’etini, bu ağır teklifi kabule zorluyorlardı.” – Doktor Muammer Nasır
  • “Benim memleketim Endonezya’da, Sukarno, sosyalizm sevdasıyla memleketin iktisadiyatını mahvedip kaçtıktan sonra Suharto geldi. Endonazya’nın sıkıntısını gören Amerika ve bazı batılı devletler, iktisadi ve ictimai manada büyük yardım teklifinde bulundular. İktidardakiler bu teklifi kayıtsız şartsız kabul ettiler. Yardımlar önceleri ictimai ve insani şekillerde yapılmaya başladı. Mesela köylere hastahane yapıldı. Lakin yapılan her hastahanenin yanına mutlaka bir de kilise yapılması şart kılındı. O halde ki, sakinleri arasında tek bir Hristiyan bulunmayan köylere de kiliseler yapıldı. Acaba bu kilise şartı nedendi?” – Doktor Muammer Nasır
  • “Evladına güvenen kimse; oğlum var büyüyecek, adam olacak, bana bakacak, yaşatacak, gam yemem, kaygı çekmem; oğullarım var, bana kafidir diye, Allah’tan fazla evlad-ü ahfadına güvenen kimse, aynen kum üzerine ev bina etmiş kimseye benzer… Kumla beraber bina da kayar, yıkılır gider…” – Şıh Ahmed Farisi
  • “Asıl katliam, soykırım Türkistan’da Kırım’da müslümanlara yapılandır. Yahudi uğursuzu, Hitler devrinin yaptığı mezalimi balon etti, on yirmi elli yüz misline çıkardı, felaketler sahnesi olarak insanlığa gösterdi. Romanlar, filmler neler yaptı… Stalin devrinin mezalimine dair bir film bile yok…” – Seyyid Kasım Endicani
  • “Allahu Teala’nın her işte bir hikmeti vardır. Eğer ben doktoramı Freud üzerine yapmasaydım, İslam’ın nezahatini, faziletini, insana bakışını, insanı insan olarak değerlendirmesini bu kadar açıklıkla göremezdim.” – Muhammed Kutub

ALİ ULVİ KURUCU – HATIRALAR 5

Yazar: Ali Ulvi Kurucu (Yayına Hazırlayan: M. Ertuğrul Düzdağ)

Yayınevi: MED Kitap

Web Sitesi: goncayayincilik.com

ARKA KAPAK METNİ

Üstad Ali Ulvi Kurucu Bey, Türkiye’mizde ve Müslüman ülkelerde milyonların tanıdığı bir zat… Sevimli çehresi, Muhammedî güzel ahlâkı, ruhlara hitap eden millî, dinî şiirleri ve insanı mânevi âlemlere alıp götüren gönül sohbetleri ile bir ilim ve irfan önderi…

Üstad Ali Ulvi Kurucu Bey, bir Anadolu çocuğu… İlk feyzini doğduğu muhitten aldıktan sonra yüksek tahsilini Kahire’de yapmış; son elli altı senesini Medîne-i Münevvere’de yaşamış ve orada vefat ederek, sahabîlerin yanına uzanmış mes’ud bir insan…

İslâm dünyasının mânevi ve siyâsî binbir hâdise ile sarsıldığı yakın tarihi bizzat yaşamış; önemli olayların şahidi olmuş ve mühim şahsiyetlerle tanışmış; bir Müslüman aydının, aydın bakışı ile bunları değerlendirmiş, bir fikir ve mânâ büyüğü…

Onun hatıraları, bizler için, bir ilim, irfan ve mâneviyat kaynağı olduğu kadar, yakın tarihimiz için de bir “şifre çözücü” ve geleceğimizi tâyinde bir yol gösterici olacak…

Yazar Hakkında

Muhammed Murat Tutar

İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunuyum. İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde Mühendislik Yönetimi bölümünde tezli yüksek lisans yapıyorum. Üsküdar Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğünde Sistem ve Ağ Yönetimi biriminde çalışıyorum. Uluslararası Genç Derneği üyesiyim. GENÇ Dergisi ve OKUR Dergisi'nde yazarlık yapıyorum.

Tüm Yazıları Göster