Acı Vatanda Bir Garip Kul

Almanya İkinci Dünya Savaşı’nın ardından büyük bir çöküş ve ekonomik buhrana girince, genç nüfusu da kalmayınca diğer ülkelerden işçileri kabul ederek üretimini ve ekonomisi devam ettirebildi. Birçok Avrupa ülkesinden işçi kabul ettiği gibi Türkiye’den de binlerce kişi Almanya’ya çalışmak için gittiler.

Almanya’ya işçi olarak ilk gidenlerde olan Ali Özdemir, bir dava şuuru ile Almanya’da neler yapabileceğine baktı ve ömrünü Avrupa’ya göç eden Müslümanların sorunlarını gidermek, İslam’ı yaşatmak için harcadı. Hatıralarını yazdığı bu kitap ise onun bütün mücadelesini anlatıyor. Acı Vatanda Bir Garip Kul kitabı hem o dönemde nasıl bir sürecin işlediğini hem de bu süreçte işçi olarak Almanya’ya gidenlerin başına neler geldiğini tarihe adeta bir not olarak kaydediyor.

Kitap çok akıcı, çok hızlı okunabilmesiyle de öne çıkıyor. Zira bazı hatıratlar bir noktadan sonra okuyucuyu boğabiliyor. Bu şekilde olan ve bitirebilmek için ekstra çaba göstermek zorunda kaldığım hatırat kitapları oldu. Ancak bu kitap 5-6 saatlik kesintisiz bir okuma ile çok hızlı bitiriliyor.

Özetle Ali Özdemir’in anlattıkları şöyle:

Savaşın ardından Almanya dış ülkelerden işçi alımlarına başlayınca Türkiye’den de genç ve dinamik nüfus işçi olarak Almanya’ya gidiyor. İlk giden göçmenler birinci nesil olarak adlandırılıyor ve Ali Özdemir de bu nesilden. Birinci nesil Almanya’da büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Çünkü bambaşka bir toplumun içerisinde, bambaşka bir kültüre bir anda dahil olmak beraberinde büyük zorlukları da getiriyor. En önemli sorunlardan birisi mesela entregrasyon. Almanlarla Türklerin uyum sağlayarak beraber yaşamaları doğal olarak bir süreç sonunda mümkün olmuş. Başlangıçta Türkler entegre olmakta sıkıntılar yaşamışlar. Bir diğer sorun ise dini yaşantıyı sürdürebilmek. Çok kısıtlı imkanlarla dinlerini yaşayabilen Türkler aynı zamanda kültürlerini de yaşama hususunda imkansızlıklarla karşılaşmışlar.

Ali Özdemir bir yandan fabrikada işçi olarak vazifesini ifa ederken diğer yandan Türklerin yaşadığı bu problemlere çözümler üretmeye çalışmış. Almanya ve civarındaki ülkelerde yaşayan Türklerle irtibat kurmuş ve dernekler kurmuş, bu derneklerin başkanlığını yapmış, diğer Türk dernekleri ile iletişimde kalmış ve kendi gücünün yettiğinde Almanya’daki Türklerin birlik içerisinde kendilerini muhafaza etmelerine gayret etmiş. Bu süreç onu Avrupa’da bir Milli Görüş teşkilatı kurmaya kadar götürmüş. Hem sosyal çalışmalarda hem de kültürel faaliyetlerde bulunmuş, Türkiye’den Necip Fazıl Kısakürek gibi fikir adamlarını konferanslarda ağırlamış.

Ali Özdemir’in Almanya’da gerçekleştirdiği çalışmalar anlatmakla bitmez. Kendisi hatıratında olabildiğince anlatmaya çalışmış. Kimi yerler güldürürken, bazı acı hatıralar insanın içini adeta parçalıyor. Acı Vatanda Bir Garip Kul, bugün gurbetçi olarak nitelendirdiğimiz ikinci hatta üçüncü nesil Türkler’in Almanya’ya ilk defa giden babalarının, dedelerinin neler yaşadıklarını öğrenmek ve “Acı Vatan”ın ne olduğunu anlamak için okunması gereken eserlerden…


ACI VATANDA BİR GARİP KUL

Yazar: Ali Özdemir

Yayınevi: Timaş Yayınları

Web Sitesi: timas.com.tr

ARKA KAPAK METNİ

“Birçok yerde küçük küçük mescitler ve bir fabrikanın 5. katında Türklerin Berlin’deki ilk camisi olan Mehmet Akif Camii’ni açtık. Daha sonra ilk Kur’ân Kursu’nu açtık. Bir daktilo ve bir teksir makinesi aldık. Yazılarımızı orada çoğaltıyor, bütün lojmanları adım adım gezerek insanlara dağıtıyorduk. Artık Almanya’daki Türkler bizim bir teşkilatımız var diyebiliyorlardı.”

Ali Özdemir

Hayatının büyük bir kısmını bir zamanların “acı vatan”ı Almanya’da geçiren Ali Özdemir, samimiyetin ve ihlâsın müşahhas bir örneği olarak bizlere yakın tarihimizi ve çekilen çileleri anlatıyor. Şikâyetsiz bir şekilde, tevekkül ve azimle, dikenlerle dolu bir bahçenin nasıl gül bahçesine dönebileceğine bizleri de şahit ediyor.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’ya, özellikle Türkiye’den işçi olarak çok insanımız gitmiştir. Bu gidişler dönem dönem devam etmiş, iki kültür arasında birçok vatandaşımız yetişmiştir. Ali Özdemir, Türkiye’den giden birinci nesle imamlık etmek üzere Almanya’ya kendi tabiriyle hicret etmiştir. Daha sonra eşini de yanına alarak hizmetlerine devam eden Ali Özdemir, hatıratında Almanya’da Millî Görüş gazetesinin basımından, yine Avrupa’da Millî Görüş Teşkilatı’nın kurulmasına; Helâl Gıda Sertifikası çıkartmak için verilen mücadeleden, Almanya’da ilk hac organizasyonunu düzenlemeye; Necip Fazıl Kısakürek, Osman Yüksel Serdengeçti, Necmettin Erbakan, Hasan Aksay, dönemin iç işleri bakanı Oğuzhan Asiltürk ve Süleyman Demirel gibi tarihî ve siyasi şahsiyetlerin Almanya’da misafir edilmesinden, Almanya’daki Türklerin de rahatça istifade ettiği Kanal Offener’daki konuşmalarına kadar birçok önemli işlere imza atarak gayretin ve imanın önünde hiçbir engelin duramayacağını bi’l-fiil hayatını anlatarak bu kitapta gözler önüne seriyor.

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıları da beğenebilirsiniz
Devamını Oku

Kudüs Yolculuğu

Günümüzde Koprivşitsa ismiyle anılan, Avratalan doğumlu Mihail Macarov, genç yaşta ailesi ile Edirne, İstanbul, Mısır ve Kudüs şehirlerini…